Ana SayfaKataraktKatarakt Ameliyatından Sonra Bilinmesi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Katarakt Ameliyatından Sonra Bilinmesi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Katarakt ameliyatı sonra, bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken konular, cerrahi işlemden sonra hekim tarafından detaylıca anlatılsada, unutulabilmekte ve bazı önemli konular atlanarak yapılmamaktadır. Bu nedenle katarakt ameliyatı sonrası iyileşme süreci olumsusuz etkilenerek, süreç uzamakta veya ek tedaviler gerekmektedir. Bu makalemizde katarakt ameliyatından sonra bilinmesi gerekenler ve dikkat edilmesi gereken bütün ayrıntıları sizlere paylaşcağız. Öncelikle sizlere iyileşme dönemi hakkında kısa bilgiler vereceğim ve devamında, katarak ameliyatından sonra nelere dikkat edilmelidir, ve karşılaşılan sorunlardan bahsedeceğim.

ilgili konumuz: Katarakt Nedir? Katarakt Belirtileri ve Tedavisi

Ameliyat Sonrası Erken Dönemde iyileşme

Ameliyattan sonra yaklaşık 3 saat boyunca, hasta gözetim altında tutulur. Ardından işlemi yapan cerrah gelir, ve gözdeki bandajı çıkartır. Gerekli kontrolleri yapar, damla tedavisini yapar, ardından gözü tekrar kapatır. Sonrasında hasta evine gönderilir. İlk gün genellikle sırtüstü yatması istenir, öne eğilmemesi istenir, ve bol bol dinlenmesi istenir. Ertesi gün hasta kontrole çağrılır, kontrole gelen hastanın göz bandajı sökülür, gerekli kontroller yapılarak herhangi bir sorun olup olmadığı tespit edilir. Herhangi bir sorun yoksa hastanın gözü tekrardan bandajlanmaz. Hekim hastaya genel bir bilgilendirme yapar, ilaçları reçete eder ve bir sonraki muayene randevusunu vererek hastayı evine uğurlar. Hasta evine gittikten sonra en az 2 saat dinlenmeli, daha sonra yemeğini yiyebilir, televizyonunu izleyebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli konu öne doğru eğilmemektir.

Ayrıca hasta işlem görmüş gözün üzerine veya o tarafa yatmalıdır. Katarakt ameliyatı sonrasında herhangi bir ağrı olması durumunda, kan sulandırıcı özelliği olmayan herhangi bir ağrı kesici alınabilir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli hususlardan biri, aspirin gibi kani sulandıran etkisi olmayan bir ağrı kesici seçmekti. Fakat bazı durumlarda hekim reçete ettiği ilaçları hastalar almalarına rağmen şiddetli ağrılar devam etmekte bu gibi durumlarda kesinlikle içtim yapan cerrah bilgilendirilmelidir. Buna göre gerekirse ek ilaçlar, göz damlaları, veya ek ağızdan alınacak ilaçlar tedaviye eklenebilir.

iyileşme dönemi hastadan hastaya veya hastanın sistematik hastalıklarına bağlı olarak değişebilmektedir. Örneğin, hastanın göz kuruluğu olması, glokom (göz tansiyonu), Retina dejenerasyonu, Makula dejenerasyonu gibi sorunların olması gibi etkenler iyileşme sürecini doğrudan etkileyecektir. Kişiden kişiye farklılık gösterse de genellikle iki ay içinde bütün hastalar maksimum görme düzeyine ulaşırlar. Ancak görmeye etkileyen katarak dışı başka etkenler varsa, önce bunların tedavisi yapılmalıdır. Çünkü kataraktan sonra başka sorunları varsa bunlar görmeyi etkileyecektir. Bu göz sorunları da ortadan kaldırdıktan sonra hastada maksimum görme sağlanır.

Katarakt Ameliyatından Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ameliyat sonrası, dikkat edilecek konular oldukça önemlidir. Çünkü bu konulara dikkat edildiği taktirde hem iyileşme sürecinin konforlu, hem de iyileşme sürecinin daha hızlı olması sağlanmaktadır. bu nedenle lütfen iyileşme süreci boyunca size söyleyeceğimiz konulara dikkat etmenizi rica ederiz. Ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenleri de şöyledir;

  • Öncelikle doktorumuzun reçete ettiği bütün ilaçları zamanında ve eksiksiz olarak almanız gerekmektedir. Bu ilaçlar sayesinde cerrahi işlem sonrasında oluşabilecek enfeksiyon riskleri en az indirilmektedir. Bu nedenle ilaçları kullanmanız çok önemlidir. Kullanacağınız bu ilaçlar ilk bir hafta yoğun olarak kullanılmaktadır, sonrasında kademeli olarak yoğunluğu düşünülmektedir. İlk bir ay damla tedavisi yapılmaktadır.

Özellikle ameliyatı takip eden üçüncü güne kadar, size yardımcı olacak birini yanınızda, ayırmayın,

  • Ameliyat sonrasında verilen göz koruyucuyu en az bir hafta boyunca kullanmak iyileşme sürecine katkı sağlayacaktır,
  • Özellikle ameliyatı takip eden 3-4 gün gözü ovallamaktan kaçınmak,
  • Göz temizliğine ve gözün etrafındaki çevrenin hijyenik olmasına dikkat edilmesi gerekir,
  • Ameliyattan sonra iki gün boyunca duş almamak, ikinci gün günden sonra duş alınabilir,
  • Bir ay kadar sauna, hamam, deniz, havuz gibi yerlerden uzak durmak gerekir. Çünkü bu gibi yerlerde, göze enfeksiyon bulaşma riski bulunmaktadır,
  • Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği zaman dilimlerinde dışarıya çıkmamak, bu saatlerde dışarıya çıkmak gerekiyorsa kaliteli bir güneş gözlüğü ile gözleri korumak gerekir,
  • Tam net görene kadar araç kullanmamak gerekir,
  • Öne doğru eğilmekten kaçınmak, namaz kılınıyorsa secde yaparken öne eğilmemek gerekir. İyileşme süreci tamamlanana kadar oturarak ama baş kısmını eğden namaz kılınabilir,
  • Hasta kendini zorlayacak, yoğun egzersizler, ev işleri gibi aktivitelerden iyileşme süreci tamamlanana kadar uzak durmalıdır,
  • Eğer göz makyaj yapılmak isteniyorsa, en az 20 gün beklenmeli.

Katarak Ameliyatı Sonrası olası Sorunlar

Katarakt ameliyatı sonrası, sorunlar bilinirse bunlara karşı daha tedbirli olunur. Erken müdahale halinde çok daha rahat ortadan kaldırılmaktadır. bu nedenle hastaların katarakt ameliyatı sonrasında oluşabilecek sorunlar konusunda bilgilendirmesi gerekir.

Ameliyat sonrasında iyileşme, kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. bazı kişilerde herhangi bir sorun olmazken, bazı kişilerde iyileşme süreci biraz sorunlu geçmektedir. Ancak bu sorunlar önceden öngörülebilir olduğu için hasta bilgilendirilir. Herhangi bir sorun halinde hekim ile iletişime geçer ve erken müdahale yapılarak sorunlar daha rahat aşılır.

Hekim hastayı belli periyotlarda görmek ister. Bu periyotlarda hastanın genel durumu izlenerek iyileşme süreci takip edilir. Herhangi bir sorun varsa, müdahale edilerek gereken önlemler alınır.

Dünyada en çok yapılan ameliyatların başında katarakt gelmektedir. Artık günümüzdeki teknoloji kullanılarak, tecrübeli cerrahlarımızın çabasıyla ameliyatlar genellikle sorunsuz bir şekilde tamamlanır. Yeni teknolojiler ile iki mm’lik kesi ile ameliyat gerçekleştirildiği için herhangi bir dikiş atılmaz, bu nedenle ameliyat sırasında ve ameliyat sonrasında komplikasyon gelişme riski oldukça azaltılmaktadır. Çünkü yapılan ameliyatlar dikişsizdir. Günümüzde en çok kullanılan katarakt ameliyatı tipi FAKO yöntemidir.

Enfeksiyon Riski

Günümüzde yapılan katarak ameliyatları teknolojik cihazlarla yapıldığı için, ve deneyimli cerrahlar ameliyatı gerçekleştirildiği için enfeksiyon riski çok çok azdır. Özellikle ameliyat sırasında enfeksiyonları engellemek için, bütün ameliyathane ekibi hijyen ve sterilizasyon konusunda dikkatli davranmaktadır. Kullanılan bütün malzemeler FDA onaylı olup, hem üretim onaylı hem de kullanım onaylı olması gerekmektedir. Bunun yanında ameliyat sırasında kullanılacak göz içi lensinde FDA onaylı olması gerekmektedir. Ameliyat sonunda göz tamamen yıkanır, sterilizasyon sağlanır, ve gerekli antibiyotik tedavisi başlanır. Ameliyat sırasında bütün önlemler alındığı için enfeksiyon riski çok azdır. Genellikle oluşan enfeksiyonlar ameliyat sonrasında meydana gelmektedir. Bunun da nedeni hastaların hijyen konusuna ve ilaç kullanımı konusuna yeteri kadar önem vermemesinden kaynaklanmaktadır.

Ameliyattan sonra oluşan enfeksiyonlar; bulanık görme, kızarıklık, gözde sulanma, gözde ağrı gibi hastalarda şikayetleri ulaşmaktadır. Oluşan enfeksiyonlara zamanla müdahale edilirse başarılı bir şekilde enfeksiyondan kurtulmak mümkündür. Tedavisi ise hekimin reçete edeceği ilaçları ile mümkündür. Bu nedenle katarakt ameliyatı sonrası hastalar kendilerine dikkat etmeli ve herhangi bir olumsuzluk durumunda cerrahlarına ulaşmalıdır.

Ameliyat sonrası göz içi basınç artışı

Katarakt ameliyatı sonrası, hastaların göz içi basıncında yükseliş söz konusu olabilir. Eğer göz içi basınca artarsa; gözde ağrı, baş ağrısı bulanık görme gibi şikayetlere neden olacaktır. Amele sonrasında oluşan içi basınç, yapılacak olan ilaç tedavileri sonrasında başarılı şekilde tedavi edilmektedir.

Katarakt ameliyat sonrası göz içi kanama

Çok fazla karşımıza çıkmasa da, katarakt ameliyatı sonrası ortaya çıkan göz içi kanama ciddi bir komplikasyona sebebiyet verebilir. Oluşabilecek göz içi kanama, sıklıkla şeker hastası, hipertansiyon, ileri yaş ve kan sulandırıcı ilaç kullanımı gibi nedenlere bağlı olarak oluşmaktadır. Hasta kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsa ameliyattan en az üç gün önce kan sulandırıcı ilacını bırakmalıdır. Bunları yanında hastanın göz içi yapısı da kanamalara neden olabilmektedir. Çok sık karşılaşılan bir durum olmamasına rağmen, ciddi görme sorunlarına neden oluşabilecek istenmeyen bir durumdur.

Göz Kuruluğu

Katarakt ameliyatı sonrası bazı hastalarda göz kuruluğu yaşanabilmektedir. Özellikle ameliyat öncesinde zaten var olan göz kuruluğu, ameliyat sonrasında da devam etmektedir. Ameliyattan sonra göz kuruluğunda yanma, batma, kaşıntı ve bulanık görme gibi şikayetler gözlemlenir. Bu süreci hastaların daha rahat geçebilmesi için, doktorun önerdiği suni gözyaşı damlaları kullanılabilir. Özellikle ameliyat öncesinde zaten göz kuruluğu olan hastalarda, bu şikayetlerde birkaç ay artış görülebilir.

Görme Sorunları

Katarak ameliyatı her ne kadar dışarıdan kolay bir ameliyat olarak reklam yapılsa da aslında zor bir ameliyattır. Öğrenme süreci bile yaklaşık 70-80 adet ameliyat yapmaktan geçer. Gözün ön kısmındaki önemli parçalardan biri değiştiği için, ameliyat sonrasında geçici görme sorunları yaşanması gayet normaldir. Cerrahi işlem sonrasında çift görme, ışığı karşı hassasiyet, gece zor görme, bulanık görme gibi şikayetler hastalarda yaşanmaktadır ancak bu şikayetler tamamen geçicidir. Örneğin katarak varken göze giren ışık miktarı azdır, ancak katarak tedavi edildikten sonra göze giren ışık miktarı artık normal seviyesindedir. Ancak hasta bu ışık miktarına alışkın olmadığı için birkaç hafta ışık hassasiyeti yaşanabilir. Bunu biraz daha açıklayacak olursak, örneğin sabahları perde açtığımız zaman içeriye birden ışık girdiğini düşünün, gözlerimiz ilk etapta bir adaptasyon sorunu yaşayacaktır.

Göz içine takılan mercek (lens) Sorunları

Katarak ameliyatının amacı, saydamlığını yitirmiş ve ışığı doğru düzgün kırmayan lensin yapay bir lens ile değiştirilmesidir. Bazen göz içi yapısı dışarıdan gelecek yapay bir lense uygun olmayabilir. Yeni lens yerine tam olarak oturmayabilir veya yerleştikten sonra aynı konumda sabit kalamayabilir. Bu da ışığı doğru kıramasın ve arka taraftaki retinaya ışığı düzgün göndermemesine sebebiyet verecektir. Bu durumsa görme sorunlarına neden olacaktır. Bu durumun düzeltilmesi için, ikinci bir cerrahiye işlem gerekebilir. Ancak bu durumda çok nadir olarak karşımıza çıkar.

Yukarıda bahsettiğimiz katarakt ameliyatı sonrası risklerin bir çoğu, çok nadir olarak görülmektedir. Katarak ameliyatı dünyada en fazla yapılan ameliyatlardan biri olup, başarı oranı oldukça yüksektir. Ayrıca hem ameliyat sırasında hem de ameliyat sonrasında riskleri minimize etmek için, ameliyatın yapılacağı hastanenin araştırılması, cerrahın deneyiminin ve bilgisinin araştırılması, kullanılacak göz içi lensin kalitesi ve malzemesinin iyi olması, kullanılacak cihaz ve malzemelerin kalitesi gibi etkenlerde olası riskleri minimize etmek için önemlidir. Ancak en küçük cerrahi operasyonda bile risklerin olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle hastalarımız ameliyat sonrasında herhangi bir sorun yaşarlarsa, hemen hekimleri ile iletişime geçmelerini rica ederiz.

İlginizi Çekebilir: Göz İçi Lens Nedir? Göz İçi Lens Tedavisi Nasıl Yapılır?

Katarakt Ameliyatı Sonrası Ne Zaman Net görmeye Başlarım?

Öncelikle ameliyattan hemen sonra net görülmeye başlanamaz. Hasta zaten ilk gün gözü kapalı şekilde eve gönderilir, ve dinlenmesi istenir. Ertesi gün kontrole Çağırılarak göz bandajı sökülür, ve gerekli kontrolleri yapılarak evine gönderilir. Ameliyat sonrası, ilk zamanlar bulanık görme ya da sisli görme kabul edilir. Hastalar bulanık görüyorum veya sisli görüyorum diye panik yapmamalı, bu iyileşmenin bir parçası olduğunu bilmelidirler.

Çoğu katarakt ameliyatı olan hastalar, ameliyatı takip eden birinci günden itibaren net görmeye başlarlar. Ancak tamamen görüşünün maksimuma çıkması, ve tam iyileşmenin gerçekleşmesi iki veya üç haftaya kadar uzayabilir. Fakat özellikle katarak ameliyatı gecikmişse, FAKO yöntemi ile veya lazer yöntemi ile katarak lens dışarıya çıkartılamaz. Çünkü o kadar sertleşmiştir ki ses dalgalarıyla veya lazer ile parçalanıp çıkarılamaz. Bu gibi durumlarda daha büyük bir kesi atılarak ekstrakapsüller katarakt ekstrasyonu tekniği kullanılır. Daha büyük açılan kesiden, çıkartılır, ve yerine yeni lens takılarak, açılan kesi dikilerek işlem tamamlanır. Ameliyat tekniğinde kese olduğu için iyileşme süresi daha uzundur.

Ameliyatı takip eden 2-3 gün hastalar yoğun aktivitelerden ve başlarını öne eğmekten kaçınmalıdırlar. Reçete edilen ilaçlar alınmalı, düzenli şekilde kullanılmalıdır. İlaçların kullanımı iyileşme sürecini hızlandıracak, ve enfeksiyon riskini minimize edecektir. Ameliyat sonrasında hastaların birçoğu, ameliyatı takip eden birinci ayda maksimum görmeye ulaşırlar. Bu dönem sonunda, eğer hasta görmeden memnun değilse, nedeni araştırılmalıdır. Hastanın görme düzeyinden memnun olmamasının sebebi, katarakt ameliyatından mı, yoksa başka bir sorun mı olduğu tespit edilmelidir.

Katarak ne kadar erken teşhis edilirse, ne kadar erken tedavisine başlanırsa başarılı olma şansı o derecede yüksektir. Ne kadar geç kalınırsa, riskler o kadar artmakta ve ameliyatın başarı şansı doğru orantılı olarak düşmektedir. Her kişinin iyileşme süreci farklı olabilir. Örneğin ileri yaşta ameliyat olan birisinin iyileşme süresi daha uzun olabilir çünkü yaşlandıkça dokularımızın da yenilenme hızı yavaşlamaktadır. Ancak yaşa bağlı gelişmeyen katarakt ameliyatlarında, hastanın yaşı daha genç olacağı için, toparlanma süresi daha kısa olabilir. Tabi ki de bu kullanılan ameliyat tekniği ile doğrudan ilgilidir.

Görmenin maksimuma çıkması, hastanın genel göz sağlığı ve genel vücut sağlığı ile doğrudan ilişkilidir. Örneğin şeker hastası, yüksek tansiyon hastası, göz tansiyonu, Makula dejenerasyonu gibi sorunların olması iyileşme sürecinin etkileyecektir. Bunların yanında cerrahi işlem öncesinde, eğer hastanın başka sorunları varsa, bunlar da ameliyattan sonra hala var olmaya devam edecektir.

Katarakt ameliyatını takip eden bir ay içinde görme hala yeteri kadar düzelmemişse, bunun nedeni araştırılarak gerekli tedaviler yapılmalıdır.

Katarakt ameliyatından sonra gözde batma şikayeti

Ameliyat sonrası, gözde batma şikayeti başlarda hafif ise normal olarak karşılanır ancak bu durumun sürekli olmaması gerekir. Ameliyat esnasında göz sinirlerini ve göz dokusunun etkilenmesi ya da işlem sonrasında gözyaşı üretiminde bir azalma olması, ayrıca kortizonlu damlalar ve bazı antibiyotikli damlalar göz düzeyini tahriş ederek yanma ve şikayetine neden olabilir. Bu süreci daha rahat ve konforlu geçirmek için, göz doktoru damlalar reçete edebilir. Ayrıca punktum tıkaç ve otolog serum tedavisi yapabilir. Gözde oluşacak göz kuruluğu ise yine gözde yan ve bakma şikayetlerini neden olacaktır. Ameliyattan sonra yapılan damla tedavisi ise yine göz kuruluğuna sebep olabilir. Bunun önüne geçmek için dışarıdan suni gözyaşı takviyeleri kullanılabilir. Bu kısmı biraz toparlayacak olursak, katarakt ameliyatı sonrasında, ilk zamanlarda hafif derecede yanma ve batma normaldir. Eğer bu şikayetler artıyorsa ve yanına başka şikayetlerde ekleniyorsa, işlem yapan hekim bilgilendirmelidir.

Katarakt ameliyatı sonrası göz kuruluğu

Katarak ameliyatı sonrası göz kuruluğu, oldukça sık karşılaşılan şikayetler arasındadır. Ameliyat sırasında ve sonrasında enfeksiyon riskleri için kullanılan damlalar nedeniyle, göz yüzeyinde deformasyon oluşması ve buna bağlı gözyaşı üretiminin azalması katarakt ameliyatı sonrasında göz kuruluğu şikayetine neden olmaktadır. Ameliyat öncesinde zaten bir göz kuruluğu varsa, ameliyattan sonra daha da şiddetlenebilir. Bu durumu daha rahat atlatmak için suni gözyaşı damlaları kullanılmaktadır.

Göz kuruluğunun neden olduğu şikayetler ise; sulanma, kaşıntı, yanma, batma, bulanık görme, göz yorgunluğu gibi şikayetlere neden olur. Ameliyat öncesinde göz kuruluğu olan hastalarda ise, ameliyat sonrası göz kurulukları daha da artar. Bazı hastalardı ise göz kuruluğu sadece ameliyat sonrasında ortaya çıkar. Kuru göz için yapılacak bazı tavsiyeler olacak, bunlar ise;

  • Ameliyat sonrası gözler yorulmamalı ve dinlendirilir,
  • İçeriğinde koruyucu madde olmayan gözyaşı damlaları kullanılmalı,
  • Sık sık göz kırpılmalıdır,
  • Günde en az on bardak su içerek vücudun nem dengesi sağlanmalı,
  • Beslenme de eklenecek bazı gıdalar ile göz kuruluğu tedavisine destek sağlanabilir. Özellikle omega-3 yönünden zengin gıdalar ile beslenmek katarak sonrası göz kuruluğunun tedavisine destek olacaktır. Nelerde omega üç var derseniz; yağlı balıklar örneğin somon, sardalya, ton balığı gibi, ceviz, badem fındık, keten tohumu, yumurta, ıspanak, lahana, zeytinyağı, kanola yağı, karides, midye, yengeç.
  • Bazen göz kuruluğunun nedenleri arasında dış etkenler de olabilir örneğin sigara dumanına maruz kalmak, çok tozlu ve kirli ortamlarda bulunmak, klima kullanımı gibi farklı nedenler de göz kuruluğunu tetikleyebilmektedir. Bu yüzden özellikle katarak ameliyatı sonrası bu tür dış etkenlerden uzak durmak, göz kuruluğunun azaltılmasında etkili olabilir,
  • Eğer aşırı derecede ameliyat sonrası göz kuruluğu şikayetiniz varsa veya bu sizi çok rahatsız ediyorsa, bu konu hakkında hekimimiz ile görüşmelisiniz. ekibini size gerekli bilgilendirmeyi ve gerekli reçeteyi yazarak bu süreci daha rahat atlatmanızı sağlayacaktır.

Katarakt ameliyatı sonrası bir çok hastada göz kuruluğu oluşabilir. Ancak bu durum çoğu hastada geçicidir ve alınacak suni gözyaşı damlaları ve yukarıda bahsettiğimiz önlemler ile hafifletilmektedir. Ancak hastanın şikayetleri daha üst seviyede ise, dışardan alınan suni gözyaşı damlaları ile rahatlamıyorsa, hekime başvurarak daha farklı tedavi yöntemleri devreye sokulmalıdır.

Katarak Ameliyatından Sonra Gözde Parlama Şikayeti

Ameliyat sonrasında, hareli görme veya gözde parlama şikayeti her hastada görülmese de de bazı hastalarda görülmektedir. Gözde yaşanan bu şikayet ameliyattan sonra özellikle birkaç gün daha şiddetli olabilir. Bunun nedeni genellikle odadaki lamba, araba ışıkları gibi ışık kaynaklarından yansıyan ışıkların gözün içinde dağılmasından dolayı olmaktadır.

Yaşanan parlama şikayeti kalıcı değil, geçici bir şikayet. Fakat her hasta da aynı süre bu şikayeti yaşamaz, bazı hastalarda daha kısa bazı hastalarda daha uzun olabilir. Özellikle daha önce lazer ameliyatı olmuş, kornea yüzeyinde düzensizlik olan, kornanın dik bir yapıda olması, göz bebeğinin büyük olması gibi nedenlerden dolayı, ambulans sonrası gözde parlama şikayeti olabilir.

Özellikle katarak ameliyatından sonra gözde parlama şikayeti, gece araç kullanırken veya parlak ışıklı yerlerde kişileri çok daha rahatsız eder. Bu sorunu daha rahat atlatabilmek için, koruyucu güneş gözlükleri kullanmak ve doğrudan ışık kaynaklarına bakmaktan kaçınmak gerekir. Bu süreçte bunlara dikkat ederek bu şikayeti de azaltabilirsiniz.

Ancak alınan önlemlere rağmen. Gözde parlama şikayeti geçmiyorsa ve gittikçe şiddetleniyorsa mutlaka bu durumdan ameliyatı yapan doktor bilgilendirilmeli. böylece tedaviye ek Seçenekler değerlendirilerek, hastaya uygun olanlar devreye sokulabilir. Örneğin koruyucu güneş gözlükleri ve ilk göz damlalari tedaviye eklenebilir.

Katarakt Ameliyatı Sonrası Kornea Ödemi

Katarakt ameliyatı sonrası gözün ışığı kırma ile görevli olan korneasında belirli bir seviyede ödem oluşması gayet normaldir. Çünkü göz içi lens takılma işlemi sırasında korneaya çok minimal de olsa bir kese atılmaktadır. Bu endişelenecek bir durum değildir. Ameliyat sonrasında oluşan kornea ödemi, 2,3 gün içinde kendiliğinden dağılarak, veya bir hafta içinde yine kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

Ameliyattan sonra kornea ödemini azaltmak için, ve yayılımını engellemek için bazı göz damlaları ve ilaçlar tedaviye eklenebilir. Oluşan ödem zaten birkaç gün içinde kendiliğinden gerilemeye başlar ve bir hafta içinde tamamen kaybolur.

Ancak kornea ödemi bazı durumlarda kalıcı olabilir. Örneğin zamanında müdahale edilmemiş katarak alınırken, yapı çok sert olduğu için aşırı derecede kayıp oluşmuş olabilir. Bu durum ise kornea tabakasında deformasyona, ve bulanık görmeye, ayrıca gözde ağrıya neden olabilir. Bu gibi durumlarda tedavi amaçlı endotel hücre tabakası nakli veya kornea nakli geçebileceğininden, her zaman katarakt tedavileri zamanında yapılmalıdır. Ayrıca bu durum, kornea endotel hücreleri yetersiz ise yine bu durum ile karşı karşıya kalınabilir.

Bu nedenle ameliyat öncesi incelemelerde ve değerlendirmelerlerde, kornea endotel hücreleri hekim tarafından incelenir. Bu inceleme Speküler mikroskop cihazı ile yapılır. Ameliyat yapan cerrah, işlem sırasında bu hücreleri korumak için elinden geleni yapar. Bu durumla karşılaşmamak için;

  • Kesinlikle katarak tedavileri, ameliyatlar geciktirilmeden yapılmalıdır,
  • Ameliyatta az seviyede ultrason enerjisi kullanmakta olan, FAKO tekniği tercih edilmelidir,
  • Cerrahi işlem sırasında endotel hücrelerin korunması için viskoelastik malzemeleri kullanması gerekmektedir. Bunlar biraz pahalı olsa da, bu malzemeler tercih edilmeli,
  • Tecrübeli bir göz hastalıkları ve cerrahisi uzmanının işlemi yapması, ve kaliteli göz içi mercek kullanımı da önemlidir. Ayrıca bu mercekler FDA onaylı olmalıdır.

Önemli olan bir diğer konu ise, cerrahın deneyimi, tecrübesi ve bilgisi ayrıca göz içine takılacak olan lensin kalitesinden başka kullanılacak olan FAKO tekniği cihazının da güncel teknolojiler ile donatılmış olması gerekmektedir. Deneyimli bir cerrah, sterilizasyona önem veren bir hastane, kaliteli malzemeler ile yapılan katarakt ameliyatlarında oluşabilecek riskler en az indirilmektedir.

Katarakt Ameliyatından Sonra Gözlük Kullanılır mı?

Gözlük gereksiniminin olup olmayacağı, ameliyattan önce yapılan detaylı muayene sonrasında belli olmaktadır. Ameliyat öncesinde yapılan ölçümlerde, gözün genel durumuna bağlı olarak ve ameliyatın türüne bağlı olarak işlem sonrasında gözlük kullanıp kullanılmayacağı belli olmaktadır. Katarak ameliyatı ile gözün doğal lensi çıkartılarak yerine yapay bir lens takılır. Bu lens ışığı doğru seviyede kırarak retina üstüne, ışığın olması gerektiği gibi odaklanmasını sağlar.

Katarakt ameliyatı öncesinde, yapılan planlamalar dahilinde göze yerleştirilecek olan yapay lensin optik biyometri adındaki cihaz ile ölçümleri yapılır. Bu ölçümler ileri teknolojiye sahip cihazlar ile yapılmaktadır. bu ileri teknolojiye sahip cihazlar sayesinde, ameliyat sırasında göz içine yerleştirecek lensin numarası da ölçülür. Bunun yanında torik lensle ihtiyaç olup olmadığı, üç odaklı lense göz yapısının uygun olup olmadığı detaylıca değerlendirilir.

Ameliyat sonrasında geçici bir süre, gözde ödem oluşabileceği için, görme keskinliği etkilenebilir ve bulanık görme yaşanabilir. Bu durum tamamen geçici bir durumdur. Ameliyatı takip eden birkaç hafta içinde, hekim hastayı kontrole çağırır. Yapılan kontrollerde hastanın gözlüğe ihtiyaç duyup duymadığı değerlendirilir.

Hastanın gözlük ihtiyacı olup olmadığı, ameliyat sırasında takılan lensin kaç odaklı olduğuna ve göz yapısına bağlı olarak değişmektedir. Hangi tür yapay lensin seçildiği, gözün görme kusurlarının ne derecede olduğu (miyop, astigmat, hipermetrop), son olarak ameliyattan önce göz derecelerinin hangi seviyede olduğuna bağlıdır.

Örneğin monofokal olarak adlandırılan tek odaklı lens seçildiyse, bu genellikle uzağa ayarlanmaktadır. bu nedenle hastalar uzağı iyi görürken, yakın mesafelerde gözlük kullanmak zorunda kalırlar. Ayrıca astigmat varsa bunu düzeltmek için torik lens kullanılarak astigmat düzeltilir. Eğer torik lens takılmazsa, sadece tek odaklı lens takılırsa bu sefer hasta uzağı görebilmek için de astigmata ayarlı gözlük kullanmak zorunda kalır. Akıllı lens olarak bilinen üç odaklı diğer adı ile trifokal lensler tercih edildiğinde, uzak, yakın, orta mesafe görülebilir. Bu lensler üst üste üç lensin konulması gibi düşünebilirsiniz. Ayrıca üç odaklı lenslerin astigmatı düzelten çeşitleri de vardır.

İlgili Konularımız

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir